AÇILIN! EKO-JENERASYON GELİYOR!

By Posted on 0 Comments5min read97 views
AÇILIN! EKO-JENERASYON GELİYOR!

YEŞİL YAKALILAR

Çevreci yaklaşım denildi mi aklınıza e-postaların altında yer alan ve kağıt israfının en aza indirgenmesini amaçlayan “think before you print” yani “yazdırmadan önce bir kez daha düşünün” yazısı mı geliyor yalnızca? Oysa yeşil enerji, yeşil uygulamalar, yeşil ürün ve tüketim bugün, dünyanın gündeminde oldukça önemli bir yere sahip. İnsanoğlunun çevresel sürdürebilirliği sağlamak için gösterdiği çaba, yeni iş alanları ve çok sayıda yeni mesleğin de ortaya çıkmasını sağladı. İmalat, tarım, hizmet ve Ar-Ge sektörlerinde insanlığın karşı karşıya olduğu çevresel tehditleri gidermeyi amaçlayan işleri tanımlamak için “green jobs” yani “yeşil işler” terimi kullanılıyor. Bu sektörlerde çalışanlara da “yeşil yakalılar” deniyor. Gün geçtikçe daha sık duyacağımız yeşil meslekler arasında; yenilenebilir enerji danışmanlığı, yenilenebilir enerji mühendisliği, rüzgar enerjisi uzmanlığı, rüzgar enerjisi teknikerliği, yeşil pazarlama danışmanlığı, karbon satış uzmanlığı, yeşil insan kaynakları yöneticiliği, çevre ve enerji hukuku uzmanlığı, organik tarım mühendisliği, doğal yaşam koçluğu, ekolojik turizm danışmanlığı, ısı yalıtım uzmanlığı, çevre mühendisliği, ekolojik bina tasarımcılığı, şehir planlama mühendisliği, atık su ve içilebilir su uzmanlığını saymak mümkün.

Yeni yeşil meslekler yolda…
Aslında yeşil yakalı çalışan da yeşil meslekler de yeni olgular değil; 70’li yıllardan bu yana konuşuluyor. Ancak özellikle son 10 yıldır, küresel iklim değişikliği ve çevre sorunlarının artması, bu alanlara yönelik toplumsal beklentilerin yükselmesinde büyük rol oynadı. 1995 yılında imzalanan Kyoto Protokolü ve ülkelerin kendi içinde yürüttüğü çevre politikalarına, ciroları orta büyüklükte bir ülke kadar olan çokuluslu şirketlerin çevreci yaklaşımları da eklenince, yeşil mesleklere her geçen gün bir yenisi daha ekleniyor. Yeşil işlerin büyümesinde en az verimlilik kadar önemli bir etken de iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak. Siyasi ve ekonomik aktörlerin, değişen iklim koşullarına uyum sağlama yolunun ekonomiyi dönüştürmekten geçtiğini kavramaya başlamış olması da bir diğer etken. Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı’nın (IRENA) Yenilenebilir Enerji ve İstihdam Yıllık Değerlendirme Raporu’na göre 2020 eylül ayı itibarıyla dünyada yenilenebilir enerji alanında çalışanların sayısı yaklaşık 11,5 milyon. 2030’da ise bu rakamın 40 milyona ulaşacağı öngörülüyor. Tüm dünyada özel şirketlerin yanı sıra kamu kuruluşlarının da bu alandaki istihdamı gün geçtikçe artıyor. Geleceğin ekonomisi olarak adlandırılan düşük karbon ekonomisi, iş dünyasının en yeni ve gözde oyuncularının yeşil yakalılar olacağının sinyallerini veriyor. Yeşil yakalı çalışan istihdamında Çin, ABD, Brezilya ve Almanya başı çekiyor. Çin yenilenebilir enerji sektöründe yaklaşık 4,4 milyon istihdamla ilk sırada yer alırken; Brezilya 1,1 milyon, Hindistan 824 bin ve ABD 756 bin kişiye “yeşil iş” sağlayarak sektörün lider ülkeleri arasında yer alıyor. Küresel yenilenebilir enerji sektöründe çalışanların yüzde 32’sini kadınlar oluşturuyor.

Yeşil yakalılar günümüzde çoğunlukla üretim birimlerinde; rüzgar, güneş, jeotermal, biyogaz gibi yenilenebilir enerji kaynakları ve enerji verimliliği, organik tarım ve yalıtım sektörlerinde çalışıyor ancak yakın bir gelecekte yeşil İK yöneticileri, yeşil pazarlamacılar ve yeşil Ar-Ge uzmanlarına da rastlamak mümkün olacak. 2030’a kadar yeşil iş yaratmada liderliği biyoyakıt sektörünün alması ve buna paralel olarak binlerce yeni iş alanının ortaya çıkması bekleniyor. Verimli bina ve inşaat yönetimi, enerji tasarruflu araçlar ve ürünler ile yeşil sanayi, yeşil işlere ve dolayısıyla yeşil mesleklere yeni dallar ekleyecek. Önümüzdeki birkaç yıl içinde dünyada güneş enerjisinden elektrik üretiminin 7, rüzgar enerjisinden elektrik üretiminin ise yaklaşık 3 milyon kişiye istihdam yaratması bekleniyor.

Peki Türkiye’de durum ne?
Yeşil işler bugün, Amerika’da en hızlı gelişen sektörlerden biri; Türkiye’de ise yalnızca son 10 yıldır konunun üzerinde ciddi çalışmalar yapılıyor. AB çevre politikaları çerçevesinde yapılan denetimler ve yürürlüğe konan yasalar, yeşil yakalılara olan talebi artırıyor. Şirketler Ar-Ge’den satış departmanına kadar mesleki olarak kendini çevre konularında geliştirmiş yeşil yakalı çalışan arıyor. Yeşil işlerdeki kalifiye işgücü ise talep karşısında oldukça yetersiz. Eksiklik şimdilik çeşitli kurslar veya yurt dışından transferlerle kapatılmaya çalışılıyor. Ülkemizde özellikle rüzgar enerjisi ve organik tarım sektörleri için yeşil yakalı ihtiyacının arttığı ortada. Şirketlerin istihdam alanı açtığı pozisyonlar arasında ise yenilenebilir enerji danışmanlığı, yenilenebilir enerji mühendisliği, rüzgar enerjisi uzmanlığı, organik tarım mühendisliği, doğal yaşam koçluğu, ısı yalıtım uzmanlığı ile çevre mühendisliği başı çekiyor. Özellikle hidroelektrik enerji sektöründe oluşturduğu yaklaşık 40 bin istihdamla Türkiye, dünyada bu alanda en fazla iş yaratan 8. ülke konumunda. İŞKUR’un 2018 yılındaki Yeşil İşlerin İstihdam Yaratma Potansiyeli Raporu’na göre Türkiye’de, kamu kurum ve kuruluşlarında, yeşil işlerde yaklaşık 90 bin kişi çalışıyor. Çevresel faaliyetlerde istihdam edilenlerin %9,3’ü kadın, %90,7’si ise erkeklerden oluşuyor. Ülkemizde faaliyet gösteren pek çok büyük şirket enerji ihtiyaçlarını azaltmak ve yenilenebilir enerji kullanabilmek için çalışmalara başlamış durumda. İlerleyen yıllarda daha çok şirketin yeşil enerjiye yönelmesi, yeşil yakalı çalışana olan talebi de artıracak gibi gözüküyor.

 

What do you think?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Comments Yet.

Previous
KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN 5 AVANTAJI
AÇILIN! EKO-JENERASYON GELİYOR!